Dünya Saati – 27 Mart Cumartesi 20:30

27 Mart Cumartesi 20:30-21:30 saatleri arasında Dünya Saati olmasi geregi ve
iklim değişikliğine dikkati çekmek için ışıklarımızı söndürüyoruz.

Dünya Saati ( Earth Hour) nedir?

Dünya Saati (Earth Hour) hareketi ilk kez Mart 2007’de WWF- Avusturalya’nın önderliğinde Sidney kentinde başladı ve 2008 yılında küresel bir kampanyaya dönüştü. 28 Mart 2009 günü; dünya çapında milyonlarca insan, küresel iklim değişikliği üzerinde basit bir hareketle fark yaratılabileceğini sembolik ve görsel bir mesajla duyurmak için bir saat boyunca ışıklarını kapadı. Toplamda 88 ülkede 4.000 şehir ışıklarını kapatarak kampanyaya destek verdi.
Kampanya kapsamında 1 saat boyunca ışıkları kapatılan ve ülkelerinin semboli olan binalar arasında Avusturalya’da Sdyney Opera binası, Çin’de Kuş Yuvası Stdayumu, Mısır’da Gize piramitleri, Fransa’da Eyfel Kulesi ve Amerika’da Empire State binasıdır. 

Dünya Saati 2009′a Türkiye’den binlerce kişi ve 50 şirket destek verdi.  2009′dan görüntüler için tıklayın.

Earth Hour ( Dünya Saati) from WWF TÜRKİYE on Vimeo.

Dünya Saati 2010

27 Mart 2010 Cumartesi günü 20:30-21:30 saatleri arasında gerçekleştirilecek olan Dünya Saati kampanyası bu sene 100′den fazla ülkede 1 milyar insana ulaşmayı hedefliyor.

Bireylerin, şirketlerin, belediyelerin, devlet kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının bir araya geleceği kampanya kapsamında bu sene Boğaziçi Köprüsünün güvenlik harici aydınlatmaları bir saatliğine kapanacak…

Dünya Saati Bireysel Katılım

Tüm Dünya Saati etkinlikleriyle ilgili sizi bilgilendirebilmemiz ve ne zaman nerede ışıkların kapatıldığını bilmemiz için formu doldurmanız çok önemli…

Dünya Saati 2010 Kurumsal Katılım

1 Milyar insan, 100’den fazla ülke küresel ısınmayla mücadele için 27 Mart Cumartesi günü bir araya geliyor. 20:30-21:30 saatleri arasında ışıklarını kapatarak sen de kampanyaya destek verebilirsin.

POLİTİK EKOLOJİ SEMİNER PROGRAMI

BÖLÜM 1 – EKOLOJİ DÜŞÜNCESİ (2010 BAHAR) – Sezgin ATA (daha fazla…)

Küre Dağları Milli Parkı’nda HES’e Geçit Yok

Basın Bülteni 05/02/2010

Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından en değerli alanlarından biri olan Küre Dağları Milli Parkı’nın sınırları içinden geçmesi planlanan Ilıca Regülatörü ve HES Projesi’nin ÇED Başvurusu, Çevre ve Orman Bakanlığı ÇED ve Planlama Genel Müdürlüğü tarafından reddedildi. Bakanlığın kararını sevinçle karşılayan WWF-Türkiye, ülkemizin dört bir yanını saran ve korunan alanları tehdit etmesi muhtemel HES Projeleri’nde de benzer kararların alınması gerektiğini belirtiyor.

Doğal yapısını günümüze kadar taşıyabilmiş yaşlı ormanları, akarsuları, yaban hayatı ve biyolojik zenginliğiyle dünyaya mal olmuş, özgün bir doğa parçası olan Küre Dağları, 1999 yılında Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından Milli Park ilan edilmiştir. Bakanlığın bu kararı, WWF-Türkiye’nin katkılarıyla, uluslararası kamuoyunda Dünyaya Armağan olarak kabul edildi. Alanın milli park ilan edilmesinde uygulanan yenilikçi ve katılımcı yaklaşım, ülkemizdeki örnek doğa koruma uygulamalarından biridir. WWF-Türkiye’nin Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yerel birimleri, bölgedeki yerel yönetimler ve yöre halkı ile işbirliği içinde gerçekleştirdiği çalışmalarla alanın korunmasında önemli aşamalar kaydedilmiştir. Pınarbaşı’ndaki ekoturizm merkezi, Azdavay Zümrüt Köyü ve Bartın Ulus’taki çalışmalar, hem uluslararası hem ulusal kamuoyunda beğeniyle karşılanmaktadır.

Ancak, Küre Dağları Milli Parkı’na hayat veren Devrekani ve Aydos Çayları üzerinde, havzanın ekolojik bütünlüğünü bozacak hidroelektrik enerji projelerinin gündeme gelmesi WWF-Türkiye tarafından büyük bir endişe ile karşılanmaktadır. WWF-Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak “Ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanmasında yenilenebilir enerjinin önemini kabul etmekle birlikte, uygulamanın yasalarla ve uluslararası sözleşmelerle korumayı taahhüt ettiğimiz Küre Dağları Milli Parkı gibi istisnai alanlarda gerçekleşmesini son derece yanlış buluyoruz. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Ilıca HES Projesi ÇED Başvurusu’nu geri çevirerek doğa koruma adına aldığı olumlu karar, ülkemizde gerçekleştirilmesi planlanan bütün su altyapı projelerinde uygulanması gereken sorumlu yaklaşımın bir örneğidir,” dedi.

Küre Dağlarında, WWF-Türkiye tarafından Bakanlık ve UNDP ile birlikte bir GEF projesinin yürütülmekte olduğunu belirten WWF-Türkiye Çevre Koruma Direktörü Sedat Kalem, “2010 Dünya Biyolojik Çeşitlilik Yılı’nda Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Ilıca Regülatörü ve HES Projesi’nin ÇED Başvrusunu reddetmesi, ülkemizdeki korunan alanların kağıt üzerinde olmadığı ve etkin korumanın mümkün olduğu yönündeki umutlarımızı yeşertmektedir,” dedi.

Ayrıntılı bilgi için: Ece Ünver, 212 528 20 30, eunver@wwf.org.tr

Fotoğraf